Nezaket öldü mü?


Nezaketin çıkış noktası olan insaniyet, empati dediğimiz değerler günümüz toplumunun öncelikleri arasında değil artık. Maddi çıkarlar, bireysel hedefler, sadece kendi istek ve arzularına dönük bir hayat beklentisi arttıkça karşıdaki insanın duygu ve düşüncelerini önemsemek, hassasiyet göstererek davranmaya çalışmak anlamsız geliyor insanlara. Birzamanlar hiç tanışmasalar dahi yolda birbirlerine nezaketle selam vermeden geçmezmiş hanımefendiler beyefendiler.. Karşıdaki insanı rahatsız etmemek, incitmemek adına iletişim kurarken ses tonuna, kullanılan kelimelere, mimiklere, vucut diline özen gösterilirmiş. Şimdi aynı havayı günlerce, aylarca hatta yıllarca soluyup birbirine “merhaba” demeye, kafasını kaldırıp bakmaya dahi tenezzül etmeyen bir insan gürühuna dönüşüyoruz. Ne acı..
Bana göre nezaketi yok eden diğer bir neden de iletişim çağının etkisiyle niceliğin niteliğin önüne geçmiş olması. Artık iletişimde önemli olan kurulan iş ya da özel iletişimin derinliğinden, inceliğinden çok yoğunluğu, sayısı, bunun getirdiği prestij ya da bize sağladığı günübirlik egoist sosyalleşmeler. Özellikle iş hayatında ama genelde sosyal hayatın her alanında içtenlikle verilen selamların, hal hatır soruşların, teşekkürlerin, hayırlı olsunların, geçmiş olsunların devri yavaş yavaş kapanmaya başlıyor. Dostlar alışverişte görsün usulü sosyal medyadan herkesin gözü önünde biriki laf atışma yetiyor nezaket adına.
Üstten üstten yaşayıp, bir karış dahi derinine inmeye luzum hissedilmiyor ilişkilerin.
İşte bunun için nezaket gösterme gereği görülmüyor, çünkü karşılıklı kurulan şey tam olarak diyalog değil. Karşıdaki aracılığıyla kişisel egoların tatmini.. E hal böyle olunca da empati, nezaket hikaye oluyor.
Ben seviyorum nazik insanları, onlara ayrı bir sempati duyuyorum gerçekten. Nezaket demek her zaman iyilikle eşanlamlı değil illaki.. Buna rağmen bu stresli koşturmacalar, yarışlar ve düşüncesizlikler içinde hala kibarlığını, insanlara saygısını, sevgisini ve nezaketini koruyabilmek çok büyük bir güç istiyor. Çoğu insan böyle düşünmese de bence kibarlık çok büyük bir kuvvet insanın elindeki. Ve her şeyden önce bir “duruş”! Çağın tüm kabalığına, bencilliğine karşın “insaniyetimi kaybetmiyorum” duruşu..
imza:FEYZA
No comments:
Post a Comment